YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1543
KARAR NO : 2018/17572
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun 26.05.2015 tarihl… .Asliye Ceza Mahkemesince alınan talimat ifadesinde şikayetten vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle vazgeçme ile katılma hakkı ortadan kalkan mağdurun hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde tanımlanan “Mala Zarar Verme” suçu olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, … .Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2014 tarih ve 2014/122 Esas – 2014/553 Karar sayılı ilamına konu suç yönünden uzlaştırma usulünün uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
b) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece
öncelikle esas üzerinden duruşma açılması, sanığa duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşmadan haberdar olması sağlanarak kendisini savunma imkanı tanınması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde duruşma açılmadan, tensiple dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
c) 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi suretiyle CMK’nin 231/11 maddesine muhalefet edilmesi,
d) Mağdur hakkında düzenlenen, Mardin Adli Tıp Şubesinin 12.11.2008 tarihli raporunda ”nazal kemikte hayati fonksiyonlarına etkisi hafif (1.) derecede etkileyecek lineer kırık” olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerinden verilen cezanın, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca makul bir oranda arttırılmaması,
e) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.