Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/14362 E. 2018/13492 K. 23.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14362
KARAR NO : 2018/13492
KARAR TARİHİ : 23.10.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tarihinde sanığın oğlunun, Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’nde ifadesine başvurulduğu sırada, babasına telefonla haber verip kendisinin darp edildiğini söylemesi üzerine sanığın Çocuk Şube Müdürlüğüne geldiği ve oğlunun yüzünde çizikler görmesi üzerine, katılana “ben …’ım lan, herkes beni tanır, kim olduğumu bilir, seni arabanın altına alıp ezerim, üniformana güvenme erkeksen üniformanı çıkar da gel” şeklindeki sözleri söylediğinin anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeniyle, gelişmesi üzerinde durulup sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, “ben …’ım lan, herkes beni tanır, kim olduğumu bilir, seni arabanın altına alıp ezerim, üniformana güvenme erkeksen üniformanı çıkar da gel” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de; sanığın eylemini aleni olan Polis Merkezi bahçesinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.