Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1810 E. 2013/7879 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1810
KARAR NO : 2013/7879
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iade-i muhakeme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili; müvekkili aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda kredi sözleşmesinde imzası bulunduğu, sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek müvekkilinin icra takibine itirazının iptaline karar verildiği, ev hanımı olan müvekkilinin eşinin talebi ile borçlu şirkete ortak olduğu, davalının sahte imzalı belgeyi müvekkilinin incelemesine sunmadığı, şahsi borç doğurup doğurmayacağını bilmediği hususlarının incelenmediğini, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin hile ile saklandığını belirterek kararın müvekkili aleyhine olan kısmının iptal edilerek hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının icra takibine itirazında ve asıl davaya cevap dilekçesinde kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı konusunda itirazı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafından yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmediği, davacıya icra takibi sırasında gönderilen ödeme emrinin tebliğine ilişkin davetiyede “ bu zarfta ör. 7 öd. em. Krd. söz. iht. ve hes. eks. vardır.” açıklaması bulunduğu, davacının davetiyede bulunduğu belirtilen belgelerin kendisine gönderilmediği konusunda icra dairesine beyanda bulunmadığı, davacının takibe itirazında ve davaya cevap dilekçesinde kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı konusunda beyanda bulunmadığı, kredi sözleşmesinin sahte olduğunun mahkeme kararı veya karşı tarafın ikrarı ile kanıtlanmadığı, kredi sözleşmesinin davacının kefalet imzasının bulunduğu sayfası ile diğer bir kısım sayfaları icra dosyasında bulunduğundan hile ile kredi sözleşmesinin gizlendiğine yönelik iddianın da sabit olmadığı gerekçesiyle açılan yargılamanın iadesi davası mesmu olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.