YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10945
KARAR NO : 2019/19110
KARAR TARİHİ : 22.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, tüm dosya kapsamı ve tanık …’nun anlatımına göre, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine uygun şekilde sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/2) haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin (3) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.10.2014 tarih ve 861 sayılı raporda “her iki bacakta, sağ koltuk altında ve karın ön duvarında çok sayıda kesici delici alet yaraları mevcut olduğu, yapılan tetkiklerinde hemopnömotoraks ve batın içi yaralanma saptanması üzerine toraks ve batına nafiz yaralanma tanısıyla ameliyata alındığı; sol tüp torakostomi ve ince barsak perforasyon onarımı uygulandığı” şeklinde değerlendirilmede bulunulduğu ancak tespit edilen yaralanmaların hangisinin yaşamsal tehlikeye neden olduğu belirtilmediği anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafilerin celp edilip kül halinde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek tespit edilen bulguların hangisinin ya da hangilerinin ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olduğu hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati rapor aldırıldıktan sonra, birden fazla darbenin hayati tehlikeye neden olması halinde,
sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte dikkate alınarak sanığın eyleminin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle görev hususu da düşünülerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-d-son, 29. maddeleri uyarınca tayin edilen “2 yıl 6 ay” hapis cezasından, TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken hapis cezasının “2 yıl 1 ay” yerine “1 yıl 13 ay” olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.