YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9473
KARAR NO : 2011/12313
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.02.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 112 ada 71 ve 86 parsel sayılı taşınmazlarına davalının vaki elatmasının önlenmesini, çekilen tel ve engelin kal’ini istemiştir.
Mahkemece talebin hukuki niteliğinin geçit hakkı talebi olduğu, sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin karar, Dairemizin 2010/11131 Esas, 2010/12197 Karar sayılı ilamında “…dava niteliği itibariyle kadim yola müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemenin davacının istemini belirlemede yanılgıya düşerek geçit istemi varmış gibi değerlendirme yaparak, yeterli inceleme ve araştırma yapmadan davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmuş, yeniden keşif yapılmış ve bilirkişi raporu düzenlenmiştir. 09.05.1960 tarih ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tarif edildiği üzere mahkemenin bozma kararına uymasıyla, bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur. Buna usul hukukunda “usuli müktesep hak” denilmektedir. Mahkeme uyduğu bozma kararına uygun olarak karar vermekle zorunlu olduğu gibi, Yargıtay Daireside kural olarak bozma kararı ile benimsemiş olduğu ilke ile bağlıdır.
Somut olayda; mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmuş, yeniden inceleme yapılmış ancak yine dava geçit hakkı talebi olarak değerlendirip, davalının davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine dair yeni bir karar verilmiştir.
Yukarıda değinilen usuli kazanılmış hak kuralı gözardı edilmiştir. O halde mahkemece davanın kadim yola müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkin olduğu gözetilerek, Dairemiz bozma ilamında açıklandığı üzere taraf delilleri toplanıp, değerlendirilerek bu taleple ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.