YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4571
KARAR NO : 2013/9341
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında 11.11.2008 keşide tarihli, 10.844-TL bedelli çeke dayalı olarak Malatya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/6731 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olan çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çeki müvekkilinin dayısı olan davadışı …’nin imzaladığını, müvekkili tarafından …’ye daha önceden vekaletname verilmekle birlikte, 22.09.2008 tarihi itibari ile vekillikten azledildiğini, azilnamenin de 25.09.2008 tarihinde eline ulaştığını, çekin yetkisiz kişi tarafından imzalanması nedeniyle çekteki imzanın müvekkilini bağlamadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigortalı olarak çalıştığı davadışı şirketten alışveriş yapan davadışı ciranta …’ın almış olduğu mallara istinaden takip dayanağı çeki müvekkiline verdiğini, bu şahsın aldığı malların faturasının 10.844,45-TL bedelli olduğunu, takibe konu çekin de 10.844-TL bedelli olduğunu, verilen çekin karşılıksız olduğu anlaşılınca müvekkilinin çalıştığı şirketin, satıcı olarak işlem yapan müvekkilini sorumlu tutarak, maaşından kesinti yaptığını, çekin tahsilinde de sorumluluğu müvekkiline verdiğini, müvekkilinin Malatya 7. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/6731 sayılı takip dosyasından davacı ve ciranta … hakkında icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takip dayanağı çekteki imzanın davacıya ait olmadığı, çeki davacının vekalet vermiş olduğu …’nin imzaladığı, ancak …’nin 22.09.2008 tarihi itibari ile azledilip azilnamenin 25.09.2008′ de eline ulaştığı, çek tarihinin ise 11.11.2008 olup, çekin azilden sonra yetkisiz kişi tarafından imzalandığı, davalının ciro silsilesine göre çeki, keşideciden değil, 1. cirantadan ciro yoluyla almış olduğu, TTK’ nın 687. maddesinde “poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğerki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” hükmünün bulunduğu, davalının davacı ile arasında doğrudan bir ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla sözkonusu def’ilerin hamil olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalının, vekilin vekillikten azledildiği halde vekalet görevini kötüye kullanarak çeki imzalayıp verdiğini bildiği veya bilmesi gerektiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı belirtilerek, davanın reddine, davacının kötüniyeti tespit edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.