YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8286
KARAR NO : 2013/22789
KARAR TARİHİ : 13.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2011 tarih ve 2009/198-2011/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.05.2006 tarihinde saat 08.00 uçağı ile Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Ankara’ya uçmak için davalı şirketten bilet aldığını, ancak aynı koltuk için mükerrer bilet satıldığından saatinde uçağa binemediğini, saat 11.00’de Atatürk Havalimanı’ndan hareket eden uçakla gecikmeli olarak Ankara’ya gidebildiğini, katılması gereken toplantılara katılamadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 100,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, overbook uygulamasının tüm havayolu şirketlerinde olduğunu, ücretsiz olarak Atatürk Havalimanı’na taşınıp 11.00 uçağı ile Ankara’ya gönderildiğini, davacının maddi zararı olmadığını ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alına bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi zararının ispatlanamadığı, uçuştaki gecikme ve bu süreçte yaşadığı endişe nedeniyle manevi zararının doğduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK.nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf 100,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için 1.100,00TL, manevi tazminat miktarı için 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. 03.12.2010 günlü 27774 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği 2010-2011 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 12. maddesinin “Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” şeklindeki son cümlesinin yürütülmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.6.2011 gün 2011/321 YD İtiraz nolu kararı uyarınca durdurulmuştur. Bu itibarla reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları nazara alınarak nisbi vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı velilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde geçen “….1.100,00 TL maddi ve 1.100,00 TL manevi tazminat olmak üzere 2.200,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ”… reddedilen maddi tazminat için 12,00TL, reddedilen manevi tazminat miktarı için 1.080,00 TL vekalet ücretinin….” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 44,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.