Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/16781 E. 2014/17340 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16781
KARAR NO : 2014/17340
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 26.05.2014 gün ve 1416-11517 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 227.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 52.40 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, maddi tazminat yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 15.09.2014 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Mahkemece, “daha önce açılan boşanma davasının reddedildiği, kararın kesinleştiği, bu tarihten başlayarak üç yıl geçtiği bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı” (TMK. m. 166/4) gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Davacı tarafından daha önce “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanılarak boşanma davası açıldığı, davalı tarafından da davacıya karşı aynı hukuki sebeple boşanma davası açıldığı; her iki davanın birleştirilerek görüldüğü ve İzmir 11. Aile Mahkemesince, 05.03.2008 tarihinde; her iki boşanma davasının da reddine karar verildiği, kocanın boşanma davasının reddine ilişkin kararın derecettan geçerek, kadının boşanma davasının da temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.
Davacı, iş bu davada, kendisi tarafından açılıp reddedilen boşanma davasına dayanmıştır. Reddedilen boşanma davasını açarak fiili ayrılığı başlatan ve üç yıllık süre içinde ortak hayatı yeniden kurmaktan kaçınan, bu yönde bir girişimde bulunmayan ve sonuçta 166/son’daki boşanma sebebinden yararlanarak boşanmayı sağlayan davacıdır. Bu halde, boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta davacı (koca) kusurlu sayılmalıdır. Boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta, daha önce boşanma davası açmak dışında davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Öyleyse, boşanma yüzünden mevcut menfaatleri zedelenen davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmelidir. Bu husus nazara alınmadan davalının maddi tazminat talebinin reddi doğru bulunmamıştır. Karar düzeltme talebinin bu sebeple kabulüne, Dairemizin onama kararının maddi tazminata münhasır olmak üzere kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının maddi tazminat yönünden yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.