Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12890 E. 2014/4826 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12890
KARAR NO : 2014/4826
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın kendisine ait… plakalı olan aracını geçici süreliğine kullanmak amacıyla sanığa verdiği; ancak sanığın, söz konusu aracı teslim amacının dışında sahiplenip uhdesinde bulundurmak suretiyle katılana iade etmeyerek üzerine atılı olan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılana yönelik olarak bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Verilen kararın Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olduğu ve gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılıp değerlendirildiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurularak hüküm kısmında nitelendirmeye uygun olan kanun maddesinin doğru olarak gösterildiği; gerekçe bölümünün son paragrafında oluşa ve kabule uygun düşmeyecek şekilde, kanun maddesinin “TCK 289” olarak gösterilmesi sehven yapılan maddi hata olduğunun anlaşılması karşısında; bu hususun bozma nedeni yapılmasını isteyen görüş benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 155/1, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.