Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7368 E. 2014/1506 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7368
KARAR NO : 2014/1506
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … (…), … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yöndelik sanıkların temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın uzun zamandır evlenmek istediği bir kız bulamadığı ve bu konuda, yaşadığı bölgede tanıdığı kişilerden yardım istediği, tanık …’in açık kimliği tespit edilemeyen …’e konuyu iletmesinin ardından 17.06.2009 tarihinde katılan, … ve … ile birlikte Uşak iline geldiği, sanık … (…)’nın evine gittikleri, burada kendisini … olarak tanıtan sanık … ve … annesi olarak tanıtan ve ismini … olduğunu söyleyen sanık …’ın bulundukları, sanık … ın sanık … (…)’nın oğlu sanık …’ın resmi nikahlı eşi olduğu, buna rağmen sanık … ve katılanın başbaşa görüşmelerini sağlayan sanık … ‘nın evlenme kararını bildirmek üzere süre istediği, 1 hafta sonra sanık …’ın katılanı arayarak ikamet ettikleri Domaniç-Tınaz Köyüne
geleceklerini söylemesi üzerine katılanın evleneceği inancı ile kabul ettiği, sanık …’ı da yanlarına alan sanıklar … (…), … ve …’ı olarak tanıtıp söz kestikleri ve Domaniç ilçe merkezine giderek … isimli kuyumcudan 9.294,58 TL ve 750,35 Tl tutarında altın alındığı, köyde yapılan nişan töreninde tüm altınların nişan hediyesi olarak sanık … Çakır’a takıldığı, sanıkların geceyi … köyünde bulunan sözde dünürlerinin evlerinde geçirdikten sonra 21.06.2009 günü Uşak il merkezine geri döndükleri, sanık …’ın annesinin hastalandığı bahanesi ile paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek katılandan para göndermesini ve onu Uşak’a gelmemesi konusunda çeşitli yalanlarla kandırması sonucunda katılanın 30.06.2009 günü 590 TL, 07.07.2009 günü de 200 TL’yi sanık …’ın hala oğlu olarak tanıttığı … hesabına gönderdiği, katılandan yeterince faydalandıklarını düşünen sanıkların cep telefonlarını kapatarak izlerini kaybettirmeye çalıştıklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, mağdura karşı değişik zamanlarda olmak üzere aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleşen eylemleri nedeniyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 19.03.2013 tarihinde öldüğünün UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydı ile anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.