YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14859
KARAR NO : 2014/6277
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …Ltd. ticari ünvanlı şirketin satış mağazasına …plakalı araçla, yanında iki arkadaşıyla gelen sanığın, mağaza çalışanı… ile diyaloga girip, mobilya alacağını söyleyip, beğendiği mobilyalar için dosyada fotokopisi bulunan sadece adı-soyadı ve imzasını havi 9.000 TL miktarlı belgeyi imzalayarak işyerinde ayrılmasını müteakip; suretle mal satışı olmadığı telefonla kendisine bildirilince işyeri sahibi…, ……no’lu cep telefonuyla arayarak “…eşyaları bildirdiğim adrese gönderin, mal tesliminde peşin ödeyeceğim…”demesi üzerine, işyeri şoförü-tanık …’in kullandığı araçla yola çıkılması, telefonla irtibata geçildiğinde başka bir adrese yönlendirilip paranın verileceği söylenerek eşyanın indirilmesini sağlaması, ardından paranın denkleştirilemediğini, biraz beklenirse verileceği yalanını söyleyip …’i bir kahvehanede oyalaması, eşyalardan uzak kazanılan vakit içinde ve bir şekilde tanığın yanından uzaklaşarak eşyaların indirildiği yerden muhtelif adreslere taşınmasını sağlaması eyleminin “dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu değil tamamlanmış “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “180” ikinci paragrafında yer alan “150” ve üçüncü paragrafında yazılan “3.000” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”, “4” ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.