YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18161
KARAR NO : 2014/3942
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, kuyumcu olan sanığın, katılana sahte altın vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; katılanın, sanığa 2.850 TL vererek hurda altın almasını istediği, sanığın ekonomik durumunun bozulması nedeniyle altınları alamadığı ve katılan ile borcun çeyrek altın olarak taksitle ödenmesi konusunda anlaştıkları, sanığın borcun bir kısmını ödemesine rağmen, kalan kısmını ödeyemediği, katılanın talebi üzerine kalan borcuna karşılık vitrinde sergilenen altınları verdiği, daha sonra altınların numune olduğu gerçek altın olmadıklarının anlaşıldığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmadığından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağının belirtilmesi karşısında, suça konu sahte altınların önceden doğan borç nedeniyle verildiği ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.