YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3855
KARAR NO : 2014/14613
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, mağdur … ve katılan …’in kız kardeşi olduğu, sanığın, doğuştan engelli olan kardeşi Mağdur …’e uzun yıllardır evinde baktığı, bu nedenle 01/07/2006 tarihli vekaletnameye istinaden, devlet tarafından verilen engelli maaşını PTT’den çektiği, olay tarihinde katılan …’in, kardeşi …’i geçici olarak evine götürdüğü, daha sonra kardeşine kötü davranıldığını iddia ederek onu tekrar sanığın evine göndermediği ve mahkemeye başvurarak 07/06/2010 tarihinde vasilik kararı aldığı, bu arada sanığın da, kardeşine baktığı için ve onun tekrar eve geri geleceği düşüncesiyle 11/06/2010 tarihinde bir aylık maaşını çektiği, 23/06/2010 tarihinde de sanığın vekillikten azledildiği, böylece sanığın, engelli maaşını çekme hakkı bulunmadığı halde elindeki vekaletnameye istinaden parasını çekerek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, engelli olan kardeşinin geçici olarak diğer kardeşinin evine gittiğini düşünerek ve henüz vekillikten azledilmeden önce bir tek maaşını çektiği, bu tarihten sonra hiç para çekmediği, bu nedenlerle sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.