YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/954
KARAR NO : 2014/14765
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın, katılana ait … … Ltd. Şti’nde suç tarihinden 5 yıl önce nakliyeci şoför olarak çalışmaya başladığı, bu süre içinde şirkete ait araçla … İlçesinden İzmir iline yük götürdüğü, dönüşte ise Bandırma ilçesinden hidrojen peroksit malzemesini araca yükleyerek şirketin …’da bulunan deposuna getirdiği, sanık …’in … …’ya ait depoya götürmek üzere teslim aldığı … malzemesinden farklı zamanlarda ve her defasından ortalama 3-4 ton olmak üzere toplam 130.000 kg kadarını katılana ait depoya teslim etmesi gerekirken sanık …’e Bandırma ilçesinde ve … ilçesindeki piyasa fiyatının altında satıp üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları, tutanaklar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”25 gün”, “31 gün”, “25 gün” ve ”500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve ”100 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ile suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.