Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16884 E. 2014/9706 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16884
KARAR NO : 2014/9706
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosyada mevcut sabıka kayıtlarına göre sanıklar … ve…haklarında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Fikir ve eylem birliği içinde hareket eden ve benzer tarzda eylemler nedeniyle haklarında çok sayıda soruşturma evrakı bulunan ve karı-koca olan sanıklar… ve …’ın Antalya’da otopazarında katılana ait satışa arz edilmiş… plakalı araca … olup, alım-satım hususunda sözlü anlaşmaya vardıktan sonra ertesi gün işlemlerin ve alışverişin tamamlanması için ..’da bir araya gelmeleri, sanıkların şikayetçiyi evlerinde kabul edip ağırlamaları sırasında uygulamaya konulan senaryonun gereği olarak sanık …’in cep telefonu ile birini arayıp “…paramızı hazırla, geleceğiz…” demesi, sanık …’ın ise şikayetçinin görebileceği şekilde “altın” olarak görülen ziynetleri

çantasına koyması böylece katılanın parasını peşin olarak alabileceği inancını kuvvetlendirmelerini müteakip onu aracın devri için Noter’e gitmeye ikna ettikleri, katılanın sanıklara duyduğu güven neticesi satış bedelini almadan “kat’i satış senedini” imzalaması, aracın tescilinin sanık … adına yapılması, şikayetçinin parasını defalarca istemesine rağmen çeşitli bahanelerle oyalanması bilahare eyleme hukuki nitelik yükleme amacı ile ona senet verilmesi ve fakat senet miktarının da ödenmeyerek haksız yarar sağlanması eylemlerinin sanıklar… ve … açısından “dolandırıcılık” suçunu, aracın mülkiyetini kısa zaman zarfında kızı-sanık …’dan alan sanık …’in eyleminin ise “dolandırıcılık” suçunu değil “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.