Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19296 E. 2014/12161 K. 17.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19296
KARAR NO : 2014/12161
KARAR TARİHİ : 17.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Maraş ilinde tatlıcılık yapan katılanları telefonla arayarak gümrükten ucuz fiyata şeker alabileceğini söyleyip, ilgilendikleri takdirde telefon etmelerini isteyerek bir telefon numarası bıraktığı, katılanların da bu telefonu aradıkları, telefona cevap veren sanığın kendisini … … olarak tanıttığı ve gümrükte çalıştığını beyan ettiği, yasal olarak gümrükten ucuz fiyata şeker çıkarıp bunu satabileceğini beyan ederek katılanları ikna etmesi üzerine, katılanların Maraş ilinden Mersin’e geldikleri, torbası 55 TL’den 490 torba şeker için anlaştıkları, sanığa 16.000 TL nakit para ve ayrıca 2.500 TL tutarında müşteri çeki verdikleri, sanığın şekerleri gümrükten çıkarmamız için maliyeye para yatırmamız gerek diyerek, katılanların aracı ile trafiğin kalabalık olduğu Mersin şehir merkezindeki maliye binasının önüne gittikleri, sanığın araçtan inerek maliye binasına doğru yöneldiği, katılan …’ün de sanığın peşinden gittiği, ancak; o kalabalıkta sanığın ortadan kaybolduğu anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.