Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2345 E. 2014/18081 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2345
KARAR NO : 2014/18081
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, Karşıyaka ilçesinde araç kiralama işi yaptığı, … sahte ismini kullanan ve soruşturma evrağı ayrılan kişi ile ortak olarak çalıştıkları, şikayetçi …’in, şikayetçi …’in eşi olup adına kayıtlı … plakalı otoyu aylık 700,00 TLden sanığa kiraya verdiği, katılan …’in … plakalı bir aracı boş bir kira sözleşmesini imzalayarak …’dan kiraladığı, katılan …’in kardeşi katılan …’in de sanık …’ı bu vesileyle tanıdığı ve …’in bir araç almak istediğini sanığa ilettiği, bunun üzerine sanığın işyeri ortağı olan …… sahte ismini kullanan faili meçul kişinin katılan …’i telefonla arayarak kendisinden istenilen özellikte bir aracın olduğunu, satın almayı düşünüp düşünmediğini sorduğu, …’in de Manisa’ya aracın getirilmesi halinde bakacağını söylediği, bunun üzerine aracın Manisa’ya götürüldüğü, şiksyetçi … tarafından kiraya verilen … plakalı aracı sanık ile birlikte hareket eden …… sahte ismini kullanan faili meçhul kişinin 13.000,00 TLye …’e haricen sattıkları, 10.000,00 TL’nin peşin olarak ödendiği, 3.000,00 TL için 10 adet her biri 300,00 TL bedelli senetlerin düzenlenerek …… sahte isimli kişiye verildiği, söz konusu araç rehinli olduğundan katılan …’in kedisini garantiye almak için faili meçhul kişiden 13.000,00 TL bedelli bono aldığı, aracı üzerine almak isteyen katılan …’i, sanık … ve …… sahte isimli kişinin sürekli oyaladıkları daha sonra sanık …’ın… plakalı aracın kiralanması sırasında verilen sözleşmedeki …’e ait imzayı taklit edip sanki … plakalı araç kiraya verilmiş gibi doldurularak araç kiralayıp iade edilmedi diye de polise şikayetçi olması üzerine … plakalı aracın polis tarafından alınıp sanık …’a teslim edildiği, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/28889 sayılı soruşturma dosyasında …’ın şikayeti üzerine … plakalı aracı kiralayan … hakkında aracı iade etmediği için 18.12.2007 tarihinde Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesine güveni kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı ve dava neticesinde de beraat kararı verildiği somut olayda;
1-Sanığın katılan …’e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, işyerinde çalışan, hakkında ulaşılamadığı için tefrik kararı verilen …… isimli şahıs ile birlikte hareket ederek kendisine kiralanan bir aracı satış yetkisi olmadığı halde hileli hareketlerle olduğu izlenimini uyandırarak katılan …a haricen sattığı ve menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarını uygun olarak,
oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
1-Sanığın şikayetçi …’e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın şikayetçi …’den kiraladığı aracı iade etmeyerek mal edinmesi şeklindeki eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu sebeperden dolayı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.