YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18983
KARAR NO : 2014/12261
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğundan müşteki vekilinin temyiz dilekçesi katılma talebi olarak kabul edilerek 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’ın, sanık …’ın yetkilisi olduğu … Mağazacılık Ev Tekstili, Bilişim, Beyazeşya Elektrikli Ev aletleri Tic. Ltd. Şirketi’nde çalıştığı, yetkisi bulunmadığı halde, kardeşi olan sanık …’ın sözlü olarak verdiği yetkiye dayanarak, aralarında ticari ilişki bulunan … baş Madeni Eşya ve Makina San. A.Ş’nin yetkilisi olan sanık …’ya 13/12/2006 vadeli 48.000, 00 TL, 27/12/2006 vadeli 48.000,00 TL, 01/02/2007 vadeli 45.000,00 TL, 08/02/2007 vadeli 45.000,00 TL, 08/03/2007 vadeli 99.000,00 TL meblağlı çekleri ileri tarihli olarak düzenleyip verdiği, sanık …’nun da söz konusu çekleri Türkiye İşbankası A.Ş Kayseri Kurumsal Şubesine 19/09/2006 tarihinde teminat olarak vererek şirketi adına kredi çektiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından icra takibi yapıldığı, sanık …’ın imza itirazında bulunduğu olayda: çek düzenlemeden önce açıklanan rıza nedeniyle sanıkların eyleminin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturmadığından beraatlarına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.