Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18470 E. 2014/17338 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18470
KARAR NO : 2014/17338
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’nun sahte olduğunu bildiği …bank … Şubesi ne ait keşideci olarak … Gıda Ltd Şti. tarafından düzenlenmiş görünen keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10/06/2007 olan 19,500,00 TL bedelli suça konu çeki … aracılığı ile tahsil amacıyla … bank … Şubesi’ne verdiği,
Sanıkların …. Şti’nin ortağı oldukları, sanık …’nun şirketin yetkilisi olduğu dönemde …bank … Şubesiyle 23/01/2007 tarihli 400,000 TL kredi sözleşmesi imzaladığı, teminat olarak bir çok kambiyo senedi verdiği, borcun ödenmemesi üzerine katılan banka tarafından yapılan icra takibinde teminat olarak verilen … Bankası A.Ş’nin Laleli Şubesine ait 889742 seri nolu 11/07/2007 keşide tarihli, 27,500 TL bedelli çekteki keşideci imzasının katılan …’a ait olmadığı, diğer senetlerde gösterilen borçlulara adreslerinden ulaşılamadığı ve kimliklerinin de tespit edilemediği, sahte olarak düzenlenmiş olduklarının anlaşıldığı, olayda;
Yerel Mahkeme’nin 31/03/2010 tarih ve 2009/261 esas, 2010/93 karar sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 18/11/2013 tarih ve 2012/16913 esas, 2013/17743 sayılı kararıyla sanık hakkında …bank … Şubesi’ne karışı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçları ve …bank … Şubesi’ne karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına, … bank … Şubesi’ne karşı resmi belgede sahtecilik suçlarından ise zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığa verilen cezanın TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması suretiyle fazla ceza tayini gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
1- Sanık … hakkında … bank … Şubesi’ne karşı resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında …bank … Şubesi’ne karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kanun Yararına Bozma talebine yönelik incelemede;
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-j, 204/1 maddeleri gereğince iki kez cezalandırılmasına dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31/03/2010 tarihli ve 2009/261 esas, 2010/93 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06/11/2012 tarih ve 2010/275519 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18/11/2013 tarih ve 2012/16913 Esas 2013/17743 sayılı kararıyla hükmün …bank … Şubesine karşı resmi belgede sahtecilik suçundan Bozulmasına, diğer suçlardan onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 18/11/2013 tarih ve 2012/16913 Esas 2013/17743 sayılı kararının 1. nolu bendinde sanık hakkında …bank … Şubesi’ne karşı nitelikli dolandırıcılık suçuyla ilgili onama kararının KALDIRILMASINA,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında …bank … Şubesine karşı nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel hapis cezasının TCK’nın 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesi sırasında 2 yıl 6 ay hapis yerine hesap hatası yapılarak 3 yıl 4 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanım müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından hapis cezasına ilişkin “3 yıl 4 ay” hapis cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine “ 2 yıl 6 ay” hapis cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.