Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19953 E. 2014/12750 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19953
KARAR NO : 2014/12750
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan zarar görmüş olan ve sanıklardan şikayetçi olduğunu bildiren şikayetçi vekilinin, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca kurulan hükümleri temyize hukuken hak ve yetkisi bulunduğu gibi, aynı kanunun 234. maddesine göre katılma hakları hatırlatılmamış ise de, süresinde verdiği temyiz dilekçeleriyle katılma isteğini ortaya koymuş olmakla, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirkette depo sorumlusu olan sanık … ile satış elemanı olan sanıklar … ve …’in aralarında anlaşarak depodan fazla miktarda mal çıkarıp satmak suretiyle katılan şirketi 40.000 TL zarara uğrattıkları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
A- Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
04/05/2009 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre, 31/12/2005 tarihinde 30.086 TL değerinde depo sayım noksanı tespit edildiği, bu eksiklikten depo sorumlusu sıfatı ile malların depoya giriş, çıkış ve tesliminden sorumlu olan sanık …’ın sorumlu olduğu, diğer sanıkların sorumlu olduklarına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmakla; sanıklar … ve …, diğer sanık …’in eylemine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Katılan şirkette depo sorumlusu olarak çalışan sanığın, depodan fazla miktarda mal çıkarmak suretiyle katılan şirketi 30.086 TL zarara uğrattığı anlaşılmakla, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, infaz aşamasında ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suça ilişkin hüküm kesinleştikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükümle birlikte kasıtlı bir suçun işlenmesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve “5237 sayılı TCK’nın 51/7 maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” ilişkin bölümün tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.