YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6252
KARAR NO : 2019/11149
KARAR TARİHİ : 11.11.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraflar
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 15.05.2019 gün ve 2019/2445-2019/6056 sayılı ilamıyla ilgili taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulmakla, karar düzeltme duruşmalı yapılamayacağından duruşma isteminin reddine karar verilmiş olup evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 20. ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21/1. ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Davalı erkeğe dava dilekçesinin tebliğine ilişkin mazbatada Tebligat Kanunu ve yönetmeliklerine aykırı olarak “Daire-3 te bulunan komşuya sorulduğu, muhatabın işe gittiğinin belirtildiği, imzadan imtina edildiği, tebligatın 21. madde gereğince mahalle muhtarlığına teslim edildiği, kapısına (2) nolu haber kağıdının yapıştırıldığı ve komşuya haber verildiği” belirtilerek tebliğ edilmiş olup, komşunun adı mazbatada bulunmamaktadır. Tebligat Kanunu ve Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca, yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise; adreste bulunmama sebebi, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği araştırılarak komşu (kapıcı- yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun adı ve soyadının tebligat parçasına yazılması gerekir. Tebligat mazbatasına muhatabın nerede olduğu sorulan ve haber bırakılan komşu adı yazılmadan, 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle evrak muhtara teslim edilerek tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu durumda davalı erkeğe dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günlerinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. O halde, mahkemece öncelikle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeli, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasından sonra, ön inceleme ve tahkikat aşamaları tamamlanmalıdır. Bu husus gözetilmeden, karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu husus ilk incelemede gözden kaçırıldığı anlaşılmakla, davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 15.05.2019 gün ve 2019/2445 Esas ve 2019/6056 Karar sayılı kısmen onama-kısmen bozulmasına dair ilamın kaldırılarak hükmün gösterilen sebeple değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabulü ile Dairemizin 15.05.2019 gün ve 2019/2445 Esas ve 2019/6056 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozulmasına dair ilamın kaldırılarak, hüküm gösterilen değişik gerekçe ile BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer karar düzeltme istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 11.11.2019 (Pzt.)