YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11649
KARAR NO : 2013/3119
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’a ait olup müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın alkollü sürücü diğer davalı idaresinde iken sebebiyet verilen trafik kazasında 3.kişi zararının poliçe gereğince ödendiğini ve davalılara rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, 2.601,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve aracın müvekkilinin murisine ait olduğunu, malik olmadığını, 15 mirasçının bulunduğunu, murisin ölümünden sonra kullanım ve tasarrufunun da olmadığını, poliçe düzenletmediğini, poliçede imzasının ve bilgisinin dahi bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı, aracın kaza anındaki sürücüsü olduğunu ve ödeme gücünün bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı … araç sürücüsü olup, sigorta poliçesinin tarafı olmadığından hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı … yönünden ise poliçede sigorta ettiren olarak görünmesine karşın aracın bu davalı adına kayıtlı olmaması, poliçenin bilgisi dışında başkaları tarafından adına düzenletildiğinin beyan edilmesi ve poliçenin bu davalı tarafından yaptırıldığının da belirlenememesi nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece 04.9.2012 tarihli ek karar ile davacı vekilinin masraflar için çıkarılan muhtıra gereğini süresinde yerine getirmediğinden HMK.nin 344.maddesi uyarınca temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, davacı vekilinin muhtıra tebliği üzerine belirtilen masrafları süresinde yatırmış olduğunun mahkemece düzenlenen 07.9.2012 tarihli tutanak ile de tespit edildiği anlaşıldığından, 04.9.2012 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra hükmün esasına yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.