YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1674
KARAR NO : 2013/8957
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ : Kale (Denizli) Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 30.05.2011 tarihinde maruz kaldığı işkazası nedeniyle vefat ettiği iddia olunan …’in hak sahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, tüm kusurun vefat eden sigortalıda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu zararlandırıcı olaya dair Kurumun iş kazası tahkikatının başlatıldığı fakat henüz neticelenmeden karar verildiği, ceza soruşturması sırasında alınan kusur raporunda davacılar murisi yanında davalı şirkete de kusur izafe edildiği, buna karşılık ceza kovuşturması sırasında alınan kusur raporunda tüm kusurun davacılar murisinde olduğunun belirtildiği ve kusur raporları arasındaki bu çelişkinin giderilmeden neticeye varıldığı anlaşılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığının kesin bir şekilde ortaya konulması, akabinde ise haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan bir gelirin bulunup bulunmadığının tespiti ile haksahiplerine iş kazası sigorta kolundan bağlanan bir gelir var ise bunun ilk peşin sermaye değerlerinin B.K’nun 55.maddesi de gözetilerek rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan tenzili gerekir.
Bunun yanında İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle, incelenmesi, işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, gibi hususlar
ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ).
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan zararlandırıcı olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesine rağmen Kurumun iş kazası tahkikat neticesinin beklenmeden karar verilmesi doğru değildir. Zira olayın iş kazası olduğunun kesinleştirilmesi noktasında ilk aşama Kurumun yapacağı iş kazası tahkikatı olup bu tahkikatın iş mahkemelerinde görülen tazminat davalarında mükerrer tahsilin önüne geçmek için önemi olduğu kadar Mahkemenin görevine dair de etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki eğer olay iş kazası değil ise yargılama İş Mahkemelerinde görülemeyecek iş akdinden değil de haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaları gibi ihtilaf genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacaktır.
Bunun yanında maddi ve manevi tazminat davalarına tesiri nedeniyle zararlandırıcı olaydaki taraf kusurlarının hiçbir tereddüt kalmayacak şekilde ortaya konulması bu kapsamda da dosyada mevcut kusur raporları arasında çelişki mevcut ise bunun giderilmesi esas olup bunun aksinin yapılmasının hak kayıplarına ve hatalı değerlendirmelere neden olacağı şüphesizdir.
Hal böyle olunca Kurumun başlattığı iş kazası tahkikat neticesinin beklenilmemesi ve ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; Kurumun davacılar murisi sigortalının kazalandığı olaya dair iş kazası tahkikatının neticesini beklemek, olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilmemesi durumunda bu kez “iş kazasının tespiti” davası açmaları için haksahibi davacılara önel vererek tespit davasının neticesini bu dava için bekletici sorun yapmak, ayrıca kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi noktasında makine mühendisi ve trafik -iş güvenlik uzmanı bilirkişilerden olacak şekilde yine iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek bilirkişilere olayı yeniden inceletmek bu rapor neticesinde davalılara bir kusur atfedilirse ve açılan tespit davası neticesinde olayın iş kazası olduğu kesinleşir ise bu kez davacılara Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması için önel vermek, Kurumca davacılara bağlanan bir gelir olursa bu gelirin ilk peşin sermaye değerini Kurumdan öğrenmek ve öğrenilen bu Kurum tahsislerinin davacılar murisinin kusuruna isabet eden miktarının hesaplanan tazminatlardan tenzil etmek ve böylelikle tüm delilleri bir arada değerlendirip çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 06/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.