Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9092 E. 2011/12139 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9092
KARAR NO : 2011/12139
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.06.2009 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, istirdat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı iş sahibi, asıl davada davalı ile aralarında boya-badana vs. işlerin yapımı konusunda sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamındaki 2 adet 500,00 TL’lik senet bedellerinin ödenmesine rağmen davacının icra takibine giriştiğini, bu senetler sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitini, birleşen davasında ise aynı akti ilişki sebebiyle iş bedeline karşılık davalıya her biri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL’lık senedi ciro ettiğini, bedellerini makbuzla ödediğini, ancak davalının bedelsiz kalan bu senetlere dayanarak icra takibi yaptığını, toplam 3.000,00 TL’lık senetlerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitini, birleştirilen bir başka davasında ise boya-badana vs. işlerinin 10.540,00 TL bedelle yapımı konusunda davalı ile sözleşmeleri bulunduğunu, ancak yaptırdığı tespitte bu işlerin 6.033,50 TL’ye yapılacağının saptandığını, fazla ödeme tutarı olan 3.950,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının maliki olduğu binada boya-badana vs. işleri yapımı konusunda sözleşmeleri olduğunu, senetlerin iş bedeline karşılık verildiğini, ek işlerde bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalar kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 03.02.2009 tarihli protokolün varlığı, içeriği ve imzaları çekişmeli değildir. “Sözleşme Metni” başlıklı bu belgeye göre; asıl ve birleştirilen davaların davalısı, davacıya ait binanın boya-badana gibi işlerinin yapımını yüklenmiş, taraflarca iş bedelinin 11.050,00 TL olacağı kararlaştırılmıştır. Bu bedelin kısmen nakit olarak, kısmen de dava konusu yapılan senetlerle davalıya ödendiği de ihtilaf konusu yapılmamıştır. Kısaca belirtmek gerekirse, sözleşmede kararlaştırılan bedel götürü bedeldir.
Bir tanımlama yapmak gerekirse “götürü ücret” Borçlar Kanununun 365.maddesinde düzenlenmiş olup önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücret türüdür. Bu hükme göre, ücretin götürü kararlaştırıldığı işlerde yüklenici yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyatla yapmaya zorunludur. Eser, kararlaştırılan götürü ücretten daha fazla masraf ve emekle meydana çıkarılsa bile, yüklenici kural olarak götürü bedelin artırımını isteyemeyeceği gibi, daha az masraf ve emekle yapılmış olsa da iş sahibi bedelden indirim yapılmasını talep edemez.
Bütün bu açıklamalara göre mahkemece, davacı iş sahibinin fazla ödemeye ilişkin davasının reddi yerine bu davanın da kabulü doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi