YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2720
KARAR NO : 2011/1620
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kımen kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının, 26.06.2000 ile 01.04.2003 tarihleri arasında davalı kooperatifin yönetim kurullarında muhasip üye olarak görev yaptığı halde 2.500,00 TL huzur hakkı alacağının ödenmediğni ilreri sürerek alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 25.06.2000 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 18.02.2011 ve 06.07.2002 günlü genel kurullarda davacıya aylık 250,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, 30.03.2003 günlü genel kurulda ise, davacının seçilemediğini ve bir kısım huzur hakkı alacağından da vazgeçildiğini, tüm bu kararlar doğrultusunda davacının hak ettiği huzur hakkı 5.349,00 TL iken davacıya tediye makbuzu ile 5.750,00 TL ödendiğini, davacının kooperatiften alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince, gerekirse kooperatifin tüm hesapları, gelir -gider durumu incelenerek ödemelerin var olup olmadığının, kooperatifte ödeme makbuzlarındaki imza durumu ile ilgili uygulamanın araştırılması, davacı tarafın itirazlarının cevaplandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 2.350,00 TL’nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.