YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7184
KARAR NO : 2013/22327
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.06.2011 tarih ve 2010/447-2011/244 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Mecidiyeköy Şubesi nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, sözkonusu hesaptan müvekkiline menkul sermaye iradı niteliğinde faiz ödemeleri yapıldığını, davalının müvekkiline çektiği ihtarname ile müvekkilinden mevduat ödemelerine ilişkin süresinde ödenmeyen vergiler olduğunu beyan ederek bunların gecikme tutarları ile birlikte vergi dairesine yatırılmasını istediğini, müvekkilinin talebin haksız olduğunu bildirmesine rağmen mevduat ve repo faiz gelirlerinin vergisini müvekkilinin hesabından karşılamak suretiyle toplam 1.421.284,80 TL’yi vergi dairesine yatırdığını ve bu durumu müvekkiline 26.11.2001 tarihinde bildirdiğini, oysa 21.11.1997 tarihli 1997/10284 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile müvekkiline vergi muafiyeti tanındığını, davalının yükümlülüklerini zamanda yerine getirse idi gecikme cezasının ödenmeyeceğini ileri sürerek, 1.421.284,80 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin 8. bendinin 4369 sayılı kanun ile değiştirildiğini, buna göre dernek ve vakıfların gelirleri üzerinden stopaj yapma zorunluluğunun getirildiğini, bu yükümlülüğün Bakanlar Kurulunca vergiden muaf tutulan vakıflar ve kamuya yarar sağlayan dernekleri de kapsadığını, 29.07.1998 tarihine kadar vergi tevkifatı yapılmayan davacı vakfın mevduat hesaplarından tevkifat yapma gereğinin doğduğunu, durumun davacıya bildirilmesine rağmen gereğinin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin yönetim kurulunun 25.10.2001 tarihli kararı ile davacı vakfın hesabının 1.500.000 TL’si üzerine bloke konularak vergi aslının ve gecikme cezasının ödenmesine karar verildiğini, bu karara dayanılarak tahakkuk eden 1.421.284,80 TL’nin 20.11.2001 tarihinde vergi dairesine yatırıldığını ve 26.11.2001 tarihinde davacının hesabından alındığını, uygulamanın yasal olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vakfın hesabından yapılmayan stopaj aslının 793.467,77 TL, bunun ferilerinin ise 627.817,02 TL olduğu, buna karşılık stopajın geç yapılması nedeniyle davacının 653.367,32 TL faiz geliri elde ettiği, bu durumda vakfın faiz kazancının, stopajın geç yapılması nedeniyle ödenen miktardan fazla olduğu, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlık konusu zararın doğmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden tarafların kusurlu olup olmadıkları ve kusur oranlarının işbu davada sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.