YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7558
KARAR NO : 2013/22326
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.03.2012 tarih ve 2011/341-2012/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … İnşaat Orman Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. ile davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalıların murisi olan …’nun vefatından önce ortağı olduğu Kuroğlu İnşaat Orman Ürünleri Tic. ve San. A.Ş.’deki hisselerinin, 26.03.2003 tarihli yönetim kurulu kararıyla davalılardan …’na devrinin sağlandığını, bu kararda murisin imzası bulunmadığı gibi kararın muris tarafından imzalanan bir belgeye de dayanmadığını, şirket hisseleri nama yazılı olduğunu, şirketin nama yazılı paylar için pay senedi ya da ilmuhaber düzenlemediğini, bu durumda murise ait payların pay senedine bağlanmamış çıplak paylar olduğunu ve ancak alacağın temliki hükümlerine göre yazılı olarak devredilebileceğini, bu şarta uyulmadığından anılan yönetim kurulu kararının yok hükmünde bulunduğunu ileri sürerek, Kuroğlu İnşaat Orman Ürünleri Tic. ve San. A.Ş.’nin 500.000.000 adet hissesinin murisin öldüğü 09.04.2003 tarihi itibariyle müvekkillerinin murisine ait olduğunun ve hisselerin mirasçılara intikal ettiğinin, ayrıca davalı şirketin 26.03.2003 tarihli 2003/4 sayılı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, söz konusu hisselerin ticari ilişki nedeniyle müvekkiline devredildiğini, bu devire ilişkin kararda davacı …’nın da imzasının bulunduğunu, davacıların hak arama hürriyetlerini kötüye kullandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu hisselerin devrolunduğu tarihte müvekkili şirkete ait hisselerin hamiline yazılı muvakkat hisse senedi ilmuhaberi niteliğinde olduğunu, bu tür hisse senetleri için ciro ve temlik şartının aranmadığını, hisselerin usulüne uygun biçimde devredildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, muris …’nun davalı şirketteki hisselerini diğer davalı …’na devrettiği, şirket hisselerinin ihraç edilmemiş nama yazılı oldukları, bu durumda devrin geçerli olmasının yazılı temlik yapılmasına bağlı bulunduğu, somut olayda bu yönde bir temlikin ya da sözleşmenin bulunmadığı, murisin pay devrinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … ve şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile şirket hisselerinin bir kısmının davacıların murisine aidiyetinin tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı şirketin hisselerinin ihraç edilmemiş nama yazılı oldukları ve bu durumda ancak yazılı temlik ile devredilebilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf devir tarihi itibariyle şirket hisselerinin hamiline olduklarını savunmuş, mahkemece de davalı şirketin anasözleşmesi getirtilerek devir tarihi itibariyle davalı şirketin hisse senetlerinin niteliği tespit edilmemiştir. Bu itibarla, davalı şirketin anasözleşmesi ve ticari kayıtları getirtilerek davaya konu devir tarihi itibariyle davalı şirketin hisse senetlerinin niteliğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı … ve davalı şirkete iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.