YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15555
KARAR NO : 2013/22688
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2012 gün ve 2012/146-2012/193 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.06.2013 gün ve 2012/15315-2013/13309 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, dava dışı ortak… tarafından davacının ortaklıktan çıkartılması için İstanbul 10. ATM’de dava açıldığını, tedbir kararı ile davalı şirkete kayyum atandığını, kayyumun davacı şirket müdürü görevde olduğu ve şirket organsız kalmadığı halde yetkisiz olarak ortaklar kurulunu toplantıya çağırdığını, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda Sinan Muhammet Girişen ve Serdar Koca’nın şirket müdürü olarak atandığını, yine 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısında da müvekkilinin müdürlükten azline karar verildiğini, davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığını, TTK’nun 543, 161. maddesi gereğince ancak haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkeme kararı ile azledilebileceğini, aksine alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 12.02.2010 ve 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, daha sonradan 08.4.2008 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 10 yıllığına tekrar müdür olarak seçildiğini, şirketin %70 payına sahip ortakların yeni müdür seçimi ve davacının müdürlükten azli konusunda karar alma yetkilerinin bulunduğunu, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanan kayyuma şirketin yeni organlarını belirlemek için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma yetkisi verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, limited şirkete ana sözleşme ile müdür atanabileceği gibi ortaklar kurulu kararıyla da her zaman yeniden müdür atanabileceği, davacının 04.03.2005 tarihinde ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığı ve süre sonunda 07.04.2008 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile 10 yıllığına yeniden müdür olarak atandığı, görev süresinin 07.04.2018 tarihine kadar uzatıldığı, davacının ana sözleşme ile değil ortaklar kurulu kararı ile görevini sürdürdüğü ve ortaklar kurulu kararı ile görev süresi uzatılan davacının ana sözleşme ile atanan müdür olarak kabul edilemeyeceği, davalı şirket ortaklar kurulunun aldığı kararların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.06.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.