YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7287
KARAR NO : 2013/22779
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2012/7-2012/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.’nın 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin keçi sütünden yapılan peynir üretiminde faal olduğunu, “peynir ustası baltalı keçi armola + şekil” ile “baltalı armola sürülebilir peynir” ibareli tescilli markaları bulunduğunu, davalının 2009/39592 nolu “Armola” markasının; “Armola” ibaresinin Rumca peynir suyu demek olması ve yöreye özgü bir peynir çeşidinin adı olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 7/ c, d, f maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; açılan davanın dayanaksız olduğunu, müvekkiline ait marka kapsamında farklı ürünlerin de bulunduğunu, davacının iddialarını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davalı markasının tanımlayıcı karakteri, ticarette kullanılan işaret olması ve yanıltıcı olması sebeplerine dayanarak açılmış hükümsüzlük davası olduğu, “Armola” ibaresinin Seferihisar bölgesine özgü bir peynir çeşidini ifade ettiği, 556 sayılı KHK’nın 7/c maddesi uyarınca malın cinsini, çeşidi, karakteristiğini belirten işaretlerin marka olabilmesinin mümkün olmadığı, davalı markasının 29. ve 33. sınıflarda kayıtlı olduğu, bu sınıflar arasında yer alan “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” emtiası bakımından “Armola” ibaresinin tanımlayıcı, çeşit bildirici nitelikte olduğu ve dolayısıyla ayırt edicilik taşımadığı, bu cins peyniri üretenlerin ürünün cinsini ve özelliklerini belirtmek adına bu sözcüğü kullanmaları doğal olduğundan marka olarak tescilinin hukuka aykırı olacağını, bununla birlikte davalı markası kapsamında yer alan sair emtia bakımından da hükümsüzlük istenmiş ise de, bu emtiaların peynir ürününe göre farklı ürünler oldukları, farklı reyonlarda satışa arz edildikleri göz önüne alındığında ibarenin aynı sakıncayı içermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının markasının “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” emtiası bakımından hükümsüzlüğüne, sair emtia için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.