YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/28732
KARAR NO : 2017/8137
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı… Taş. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.06.2009 tarihinde Kemalpaşa … Teknik ve Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde işe başladığını, fesih tarihine kadar davalı şirkette çalışmasına devam ettiğini, … şirketinin % 99 hissesinin davalı … başkanlığına, % 1 hissesinin de belediye başkanına ait olan bir belediye şirketi olduğunu, davalı… Taşımacılığın hizmet alım ihale sözleşmesine istinaden davalı belediyenin taşeronu olduğunu, bu nedenle davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğunu, iş akdinin 01.01.2016 tarihinde haksız nedensiz ve fiili olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı nedeniyle davacının davalı alt işverende işe iadesini, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreler için ücret ve diğer haklarının müştereken ve müteselsilen tahsilini hüküm altına alınmasını talep etmiş, davacı vekili 27.04.2016 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde ise; müvekkilinin her ne kadar resmi kayıtlarda alt işverenin işçisi olarak gözükse de davalı …’nın emir ve talimatlarıyla çalıştığını, Belediyenin kadrolu işçileri ile birlikte aynı işi yaptığını, dava dilekçesindeki davalı alt işverene işe iade karar verilmesi taleplerini ıslah ederek, muvazaanın varlığı dikkate alınarak öncelikle asıl işveren … nezdinde davacının işe iadesini aksi halde alt işverendeki işine iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davada müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin personeli olarak çalıştığını, müvekkili idare ile davacı arasında kurulu herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili idare ile davalı şirket arasında hizmet alım ihalesi yapıldığını, dolayısıyla açılan davanın muhatabının adı geçen şirket olduğunu, davanın öncelikle müvekkili bakımından usulden reddinin gerektiğini savunarak müvekkili idarenin … Tek. Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin hissedarı olması ile davanın idare bakımından kabulü anlamına gelmediğini, söz konusu şirketin idari, hukuki ve ekonomik yapısı ile idareden bağımsız olduğunu,….İmar şirketinin davacının eski işvereni olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının davalı müvekkili şirket ile asıl işveren diğer davalı … arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında 01.06.2015-31.12.2015 ve 01.01.2016-14.01.2016 tarihleri arasında davalı müvekkili şirket nezdinde çalıştığını, davacının iş akdinin sona ermesinin asıl işveren diğer davalı …’nın tek başına almış olduğu karar neticesinde feshedildiğini, davacının tüm taleplerinin muhatabı iş akdinin sona ermesine sebebiyet vermiş olan asıl işveren diğer davalı … Belediyesi olduğunu, iş akdinin feshinin müvekkili şirket bakımından geçerli bir sebebe dayandığını ve son çare olarak uygulandığını, davacının başka bir bölümde istihdam edilmesi olanağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının iş sözleşmesinın yazılı olarak usulüne uygun olarak feshedilmediği, bu hususun 4857 sayılı İş Kanunun 19. maddesine göre feshin geçersizliği sonucunu doğurduğu, bunun yanında Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin emsal ilamlarının da değerlendirildiğinde; davacının öncesinde muvazaalı hizmet alım sözleşmeleriyle alt işveren Kemalpaşa … Teknik Tur. Hizm. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğunun (09.06.2009 tarihinden itibaren) anlaşıldığından muvazaa nedeniyle artık gerçek işveren Kemalpaşa Belediyesinin işçisi olacağından davalı … nezdinde işe iadesi gerektiği, davalı Belediyece kendi işçisini alt işverene devredip muvazaalı çalıştırdığından muvazaanın tarafı olan diğer davalı son alt işveren şirketin de tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği, davacı tarafında davayı bu doğrultuda ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının Kemalpaşa Belediyesinde işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar arasında hukuken geçerli bir asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunduğu, feshin geçerli nedenle yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalıların bu konuda delil sunmadıkları, işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış kodunun Kod 4 olarak gösterildiği, davacıya İş Kanunu’nun 19. maddesine göre yapılmış bir fesih bildiriminin olmadığı, bu sebeple yapılan feshin geçersiz olduğu, ilk derece mahkemesince feshin geçersizliğinin tespiti yönündeki karar doğru ise de davacının alt işveren… Şirketindeki işine iadesi yerine Belediye nezdindeki işine iadesi yönündeki kararın hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı… Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … Belediyesinin istinaf başvurusunun kabulüne, feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının davalı… Şirketindeki işine iadesine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı, davacı vekili ve davalı… Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, bölge adliye mahkemesince feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmış ise de; Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/7776 esas-2014/512 karar sayılı ilamı, yine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarih ve 2013/5017 esas-2013/12102 karar sayılı ilamı ve benzeri yargı kararları ile davalı … ile Kemalpaşa-Bel İmar Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmış, yine 7. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 20.12.2016 tarih ve 2016/33143 esas-2016/21709 karar sayılı ve 28.12.2016 tarih ve 2016/32881 esas-2016/21880 karar sayılı ilamlarında davalı … ile davalı şirket arasındaki alt işverenlik ilişkisinin de muvazaalı olduğu tespit edilmiştir. Dairemizin 13.03.2017 tarih ve 2017/10222 esas-2017/5149 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Ayrıca, dosyadaki davalı tanıklarının beyanlarına göre bütün sevk ve idarenin davalı … tarafından yapıldığı, çalışma saatlerine ve çalışma düzenlerine ilişkin tüm talimatların davalı Belediyece verildiği ve malzeme ve ekipmanların da davalı Belediyece tedarik edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketten yapılan son hizmet alımının konusu da “Kemalpaşa Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü`nce 01.01.2016-29.02.2016 tarihleri arasında çöp toplama ve kentsel temizlik hizmetinin 124 (yüzyirmidört) personel ile yaptırılması işi”dir. Bu tespitlere göre, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve yasal olmayan bir alt işverenlik kurulduğu anlaşılmakla davacının gerçek işveren Kemalpaşa Belediyesi işyerine iadesi gerekmektedir. Ayrıca davalı şirket de muvazaalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı …’nda İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 02,20 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 132,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.