YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17931
KARAR NO : 2017/6840
KARAR TARİHİ : 10.05.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekiline eksik avansın yatırılması hususunda 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin bu süre içinde eksik avansı yatırmadığı, süre geçtikten sonra yatırdığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmişse de bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; HMK’nun 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısıyla delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK’nun 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur.
Bundan ayrı, Mahkemece 14.10.2014 tarihli ön inceleme oturumundaki dava şartlarının yerine getirilmiş bulunduğu tespitine rağmen sonraki 16.12.2014 tarihli oturumda “Araç kredisi ile ilgili banka kayıtlarının istenmesine, davalı vekiline elden takip yetkisi verilmesine, kayıtlar geldikten sonra; Dosyanın hesap bilirkişisine tevdii ile katılım alacağının hesaplanmasının istenmesine, bilirkişi ücreti olarak 250 TL’nin davacı vekilinden tahsiline, bu ücreti yatırmak üzere kendisine 2 haftalık kesin süre verilmesine, yatırmadığı takdirde davanın usulden red edileceğinin ihtarına” karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yapılan yazışmaların ve aynı ara kararında yazılı banka kayıtlarının dosyaya giriş tarihi 02.03.2015 olduğuna ve ara kararında belirtilen bilirkişi ücreti bu tarihten daha önceki bir tarih olan 14.01.2015 tarihinde yatırıldığına göre ara kararındaki mahkemenin isteğinin yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Zira ara kararında yazılı olan banka kayıtları geldikten sonra söz konusu bilirkişi ücreti süresinde yatırılmış olduğuna göre davaya devam edilerek sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.