YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21957
KARAR NO : 2017/6838
KARAR TARİHİ : 10.05.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı …, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz ve taşıttan kaynaklı 31.601-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan hareketle davacının dava konusu taşınmaz yönünden 25.301-TL katılma alacağı bulunduğu kabul edilmiş ise de; yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 04.02.2008 tarihinde satın alındığı tapu kaydından anlaşıldığına göre taşınmazın bu tarihteki piyasa rayiç değeri üzerinden kişisel mal savunması ile kişisel katkının hesaplanması gerekirken dosya içerisinde yer alan 08.09.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda boşanma dava tarihi olan 18.01.2010 tarihi itibariyle belirlenen 135.000-TL değerin, yani taşınmazın edinilmesinden 2 yıl sonraki değerin esas alınarak hesaplama yapılmış olması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazın edinildiği 04.02.2008 tarihindeki piyasa rayiç değeri teknik bilirkişi tarafından belirlendikten ve kişisel katkı miktarı bu değere oranlandıktan sonra varsa kalan miktar üzerinden katılma alacağını hesaplamak, tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.