YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11537
KARAR NO : 2017/2488
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında- TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyalarak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
10/04/1984 doğumlu ve Gebze nüfusuna kayıtlı …’nün olay tarihinden üç ay kadar önce sanıklar Halis- …’e ait teknede ve iş yerinde çalışmaya başladığı, 26/07/2008 günü Dildar 1 isimli tekne tura çıktığı, gece saat 23:00 sıralarında Anadolu Kavağı Keçilik mevkiinde demirleyen yatın arkasında bağlı bulunan botun iplerinin kopması neticesinde çözüldüğü, sürüklenmeye başladığı, …’nün teknenin peşinden denize atladığı ve kaybolduğu, kendisinden bir daha haber alınamadığı, maktülün nüfus kaydına Beykoz Kaymakamlığının 06/10/2009 tarih ve 970 sayılı onayı üzerine Beykoz Nüfus Müdürlüğünün 08/10/2009 tarihinde ölümüne kesin gözle bakılacak hal içinde kaybolması nedeniyle ölüm kaydının düşüldüğü olayla ilgili olarak sanık … mahkemedeki savunmasında “Biz gemiyi demir atarak durdurmuştuk. Sahil güvenlik geldi. Gerekli kontrolleri yaptı. Daha sonra ben yiyecek içecek hazırlamak üzere kamaraya girdim. Sesler üzerine dışarı çıktığımda botun tekneden ayrıldığını, maktulun denize atladığını gördüm. Kaptanın tam olarak nerede olduğu bilmiyorum. Biz fener tuttuk. Ancak tam olarak bota çıkıp çıkmadığını göremedik. Aradan bir süre geçtiği için sahil güvenliği aradık. Demiri almak için acele ederken demir alma mekanizması dolaştı. Bunun için demiri hemen alamadık. Bilahare aramamıza rağmen maktulu bulamadık. Ben maktule kimsenin denize atlama talimatı verdiğini bilmiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, sanık …’ün “ Sahil güvenlik gittikten sonra biz yiyecek ve içeceklerle meşgul olmak için kamaraya geçtik. Botun çözüldüğü bir yolcu tarafından bildirildi. Ben koşun koşun diye bağırdım. Yukarı çıktım. Botun çözüldüğünü gördüm. Ancak bu hususta Kaptan’ın halledebileceğini düşünerek tekrar kamaraya döndüm. Eşref’in hızlı adımlarla koştuğunu ve denize atladığını gördüm. Halis fener aldı geldi. Ben de gözle takip ettim. Maktul iyi yüzüyordu. Bu nedenle herhangi bir tedirginlik hissetmedim. Demir almada sorun olduğu için bilahare Sahil Güvenliğin getirmiş olduğu zodyakla eşim ve yolculardan birisi aramaya çıktı. O sırada görevli askerlerden bir tanesinin “ah bacağım” diye bir ses duyduğunu söylediğini duydum. Ben maktulun denize atlaması için kimsenin emir verdiğini duymadım. Emir vereceğini de zannetmiyorum” şeklindeki savunması, sanık …’in ise “Teknede tur yaparken sahil güvenlik ekipleri geldi, kontrol ettiler. Daha sonra ayrıldılar. Tekne evraklarını dosyaya koyacaktım. Bu sırada lastik botun çözüldüğünü yolculardan bir tanesi söyledi. Ben teknenin kıç tarafına gittim. Botun 8-10 m kadar uzakta olduğunu gördüm. Bu sırada maktül yanımdaydı. Ben maktüle atlama demir alalım. Botu yakalarız dedim. Demiri çekmek için çaba yaptım. Ancak tek başıma yapmam mümkün değildi. Eşref’in de yanımda olması gerekiyordu. Geminin kıç tarafına doğru gittiğimde Eşref’in balıklama denize atladığını gördüm. Bunun üzerine kamaraya girerek evrakları dosyalarına yerleştirdim. Bir süre sonra çıkıp baktığımda botun üzerinde olmadığını tespit ettim. Sahil Güvenliği aradım. Botu getirdiler. Ancak maktül yoktu. Daha sonra demiri aldık. Maktülü aradık ancak bulamadık” şeklindeki beyanı, olay anında teknede bulunan tanıkların sanıkların ölene denize atlama hususunda talimat verdiklerini duymadıklarına ilişkin beyanları ile İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim üyeleri ile uzak yol baş mühendisinden alınan raporda “olay günü ölen Eşref’in teknenin kıç tarafında bulunan botun halatlarından kurtulması neticesinde botun arkasından atlayarak botu kurtarmaya çalıştığının ifade ve tutanaklardan anlaşıldığını, ölenin iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden daha üstün denizde güvenlik eğitimi aldığını, botu kurtarmak için hiç bir şekilde suya girilmemesi gerektiğini, böyle bir durumda yapılması gerekenin demirli durumda bulunan teknenin demirini alarak harekete geçip sürüklenen bota ulaşmak için varsa etrafta bulunan diğer teknelerden yardım istemek veya sahil güvenliğe haber vermek olduğunu, muhakkak suya girmek gerekiyorsa can yeleği ve benzer kurtarma teçhizatı olmadan suya girmenin kabul edilecek bir hareket tarzı olmadığını, tüm deniz personeline verilen denizde kişisel sağ kalma eğitiminde can yeleksiz denize asla girilemeyeceğinin öğretildiğini, bu açıklamalar ışığında ölen …’nün emniyet tedbirlerini hiçe sayarak yapmış olduğu davranış neticesinde hayatını kaybettiğini, meydana gelen olayda asli kusurlu olduğunu, diğer sanıkların ise kusursuz olduğunu belirtmesi, bu raporun işin ehli kişilerce düzenlenmesi, aynı zamanda dosya kapsamı ile de uyumlu olması dikkate alınarak, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.