Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/18229 E. 2017/5521 K. 16.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18229
KARAR NO : 2017/5521
KARAR TARİHİ : 16.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında müştekiler … ve …’ ye yönelik hırsızlık ve müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik 19.09.2012 tarihli hırsızlık ve mala zarar verme, suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme ile müşteki …’ye yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Suça sürüklenen çocuğun 13.09.2012, 15.09.2012 ve 19.09.2012 tarihlerinde müşteki …’in başkanlığını yaptığı Keçiköy sulama birliğine ait değişik mevkilerdeki su kuyularından suça konu kabloları çaldığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK ‘nın 142/1-a ve 152/1-a, 43. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen malın kendisinin oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçu oluşmayacağından, müşteki …’ye yönelik olarak somut olayda suça konu kablonun kesilerek çalınmasında mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, buna göre mala zarar verme suçuna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
IV- Sanık … hakkında müşteki …’e karşı 13.09.2012 ve 15.09.2012 tarihli hırsızlık ve mala zarar verme ile müştekiler … ve …’ ye yönelik hırsızlık ve müştekiler … ve …’ye yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; yüklenen suçları işlediğine ilişkin diğer suça sürüklenen çocuk …’ın atfı cürüm niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.