YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13069
KARAR NO : 2018/14683
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında mahkemece 03/02/2011 tarihli ilam ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 15/03/2011 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15/04/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle bildirim yapılan Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/09/2013 tarih 2013/163-536 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesinde tanımlanan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçuna ait olduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin o tarihte yürürlükte olan 5. fıkrasına göre tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu kapsamında açılmış olan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ancak, sanığın UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren başka kasıtlı suçtan kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müşteki ilk önce olayın saat 21.00 ile 21.30 sıralarında olduğunu ancak daha sonra hangi saatte olduğunu hatırlamadığını belirttiğinin, tanık … ise, sanığın olay günü saat 20.00 sıralarında iş yerine gelerek söz konusu cep telefonunun çaldıktan sonra kendisine satmaya çalıştığını belirtmesi ve UYAP’dan alınan güneş batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, gece vaktinin saat 20.13’de başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- 31.08.2009 tarihli tutanağa göre, sanık yakalandığında kendiliğinden rızası ile telefonu çıkarıp polise verdiği, böylece soruşturma aşamasında telefonun tam ve sağlam olarak müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçu yönünden sanığın cezasından TCK’nın 168/1. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.