YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11021
KARAR NO : 2018/13860
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğine göre; konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuk için alınan sosyal inceleme raporu nedeniyle sarf edilen 50 TL ücretin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan tahsilinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki yargılama giderlerine ilişkin düşünceye kısmen iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 116/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL’den paraya çevrilirken 2.000 TL adli para cezası yerine, 2.400 TL adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
2- TCK’nın 52/4. maddesi gereğince belirlenen adli para cezası bakımından taksitlerden birinin süresi içinde ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceği ihtarının ilgili hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
3- Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama giderleri toplamından, suça sürüklenen çocuğun kendisi için yapılan yargılama giderleri ile ortak giderlerden payına düşen kadar sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ”suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 4 ay hapis cezası, 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 3 ay 10 gün hapis cezası, TCK’nın 50/3, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 100 gün adli para cezasına çevrilerek günlüğü takdiren 20 TL’den hesaplanmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun neticeten 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmek; hüküm fıkrasına “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına” cümlesi eklenmek, ayrıca hüküm fıkrasından yargılama giderleri ile ilgili kısmın çıkarılarak yerine “suça sürüklenen çocuk bakımından kendisi için yapılan tebligat gideri olan 16 TL, ortak giderlerden payına düşen 5,33 TL ve bilirkişi ücretinden kaynaklı 50 TL olmak üzere toplam 71,33 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuk …’dan tahsiline” denmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.