Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19169 E. 2012/23325 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19169
KARAR NO : 2012/23325
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde toplam 160.519.30 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile, davacı ile davalılar arasında, 515 parsel nolu taşınmazla ilgili olarak, … 1. Noterliğinin 30.10.2006 tanzim tarihli ” Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi” sözleşmesi akdedildiğini; davalı satıcıların, sözleşme tarihinde satış vaadi bedeli olarak 73.500 TL’yi nakten ve tamamen tahsil ettiklerini; ancak, taşınmazla ilgili davalılar tarafından şuf’a davası açıldığını ve davadaki 1006 TL ve 9132 TL harç bedelini de davacının yatırdığını; şuf’a davasının aleyhlerine sonuçlanması üzerine davalılardan … ‘in kararı temyiz ettiğini ve fakat daha sonra temyizden feragat ederek harcı da geri alarak kararı kesinleştirdiğini, taşınmazın 3. kişilere satışa çıkartıldığını öğrendiklerini, davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarını ve ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek; ödedikleri 73.500 TL ile harç toplamı ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarı olan 50.000 USD olmak üzere, toplam 160.519 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar cevap vermemişlerdir.Mahkemece; “…davacı ile davalılar arasında 30.10.2006 tarihli bir sözleşme yapıldığı, sözleşmenin geçerli olduğu, davacının edimini yerine getirerek, dava harcı 10.139.30 TL’yi yatırdığı, 73.500.00 TL’yi sözleşme sırasında ödediği, davalıların kusursuzluklarını ispat etmedikleri, aldıkları ödemeyi geri vermedikleri, geçerli sözleşmeye göre 50.000.00 USD karşılığı 76.880.00 TL cezai şart talep etme koşullarının davacı yararına oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle, ” davanın kabulü ile 160.519.30 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davanın dayanağını teşkil eden 30.10.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesinin “sözleşmenin konusu başlıklı” 2.maddesinde “Satıcılara murislerinden intikal eden 55 parselde kayıtlı tarlanın diğer varis … tarafından … ‘na satılan 1/3 hissenin açılacak Şuf’a (önalım) davası sonucunda satıcılar namına tescilini takiben hisselerinin toplam olarak 73.500 YTL’ye alıcı …’ya satılması ve bu satışa ilişkin tapuda devir ve ferağ verilmesi iş bu sözleşmenin konusunu teşkil eder.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, taşınmazın satışı ve tapusunun devri şarta bağlanmıştır. Şart ise gerçekleşmemiştir. Zira, açılan şuf’a davası davalıların (satıcıların) aleyhine sanuçlanmıştır. O halde, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi geçersiz hale gelmiştir. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak kararlaştırılan cezai şartta geçersizdir. Mahkemece, bu husus gözetilerek, cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu cezai şart alacağı talebinin de kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Kabule göre de; B.K.’nun 161/son maddesinin olayda tartışılmamış olması da doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.