YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/34275
KARAR NO : 2012/42932
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, ücret, ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini ücret ve ikramiye alacaklarının ödenmemesi sebebi ile haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai, yıllık ücretli izin, ikramiye ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Hüküm tarihinde yürürlükte olan mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388.maddesinde Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı hususu belirtilmiştir.
Halen yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, Mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda mahkemenin duruşmada tefhim ettiği hüküm özetinin (kısa kararının) aynen “ Ger Yaz Kar açıklanacağı üzere, 26.02.2010 tarihli bilirikişi raporundaki tespit ve değerlendirlemeler ile 03.03.2010 tarihli ıslah talebi nazara alınarak, kıdem tazminatı, ikramiye alacağı, yıllık ücretli izin alacağı istemlerinin kabulüne, ücret alacağının kısmen kabul kısmen reddine, subut bulmayan fazla mesai alacağının reddine, Yargıtay yolu açık olmak üzere….“ şeklinde oluşturulduğu, bu şekildeki tefhimin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK. nun 388 vd. maddelerine uygun olmadığı gibi, gerekçeli kararın hüküm sonucunda da vekalet ücreti, yargılama gideri, davalı lehine vekalet ücreti ve harç kısımlarının yazılmadığı anlaşıldığından, HUMK. nun 388 vd. Maddelerine aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.