Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13048 E. 2013/8699 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13048
KARAR NO : 2013/8699
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2011/400-2012/73 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av….dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin azınlık hissedarlarından olan müvekkilinin şirketin 16.06.2011 tarihli olağan genel kurulunda özel denetçi isteminin reddedildiğini, oysa davalı şirket hesaplarında ciddi usulsüzlükler yapıldığını, davalı şirket hissedarları arasında şahsi husumet bulunduğunu, bu durumun şirket yönetimine de yansıdığını, şirket bilanço ve gelir gider tablosunun gerçekleri yansıtmadığını ileri sürerek, Sermaye Piyasası Kurumu tarafından kabul edilen bir bağımsız denetim kuruluşunun davalı şirkete özel denetçi olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının özel denetçi atanması yönündeki isteminin genel kurulda oy çokluğuyla rededildiğini, davalı şirket kayıtlarında şirkete özel denetçi atanmasını doğuracak hukuka aykırılık veya usulsüzlük bulunmadığını, huzurdaki davanın altında yatan ana etkenin davacının davalı şirketin ortaklarına beslediği husumet olduğunu, şirket hesaplarının şirket denetçisi ve bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK’nun 348. maddesi hükmüne göre özel denetçi atanması için azınlık hakkı sahibi olan davacı ortağın iddialarını kesin bir biçimde kanıtlamasının şart olmadığı, iddianın ciddi ve incelemeye değer bulunmasının yeterli olduğu, 3 özel denetçinin seçilmesinin faydalı olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.