Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/3487 E. 2013/8043 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3487
KARAR NO : 2013/8043
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/…/2011 tarih ve 2011/113-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 31.03.2010 tarihinde genel kurul toplantısını yaptığını, bu tarihten bir ay önce davalı şirkete ihtarname gönderilerek şirket muhasebe kayıtlarının ve kanuni defterlerinin müvekkilinin incelemesine açılması talep edilmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçiye gönderilen ihtarnamelerin de sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin bilgi alma hakkının kısıtlandığını, genel kurula sunulan yönetim kurulu raporu ile denetçi raporunun şirketin gerçek faaliyet durumunu yansıtmadığını, dolayısıyla bu faaliyet raporlarının kabulüne ilişkin kararın kanuna ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu, aynı şekilde bilanço ve gelir tablolarının da şirketin gerçek mali durumunu göstermediğini, bu nitelikteki kayıtlara dayalı olarak dağıtılacak karın tespitinin kanuna uygun olmadığını, kanuni görevlerinin gereği gibi icra etmeyen ve şirket giderlerinin, şirketin faaliyetlerine nazaran çok yüksek meblağlarda olmasına sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da kanuna aykırı bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri için fahiş miktarda huzur hakkı belirlendiğini, son olarak şirket yönetim kurulu üyesi olan … … ve …’un doğrudan menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oylamaya katılmalarının da kanuna uygun bulunmadığını, ayrıca anılan kişilerin şirket ile rekabet etmelerine izin verilmesinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 31.03.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan …,…,…,… ve … nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2009 yılı başlarına kadar müvekkili şirketin muhasebe işlerinden sorumlu olduğunu, 2009 yılı başlarında davacı ile müvekkili şirketin kurucusu ve hakim ortağı olan …’un ilişkisinin bozulduğunu, davacının şirketteki görevlerinin sona ermesine karar verildiğini, davacının şirketteki hisselerini devretmek için yüksel bedel talep ettiğini, bu talebinin kabul edilmemesi üzerine davacının kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, dava dilekçesindeki hiçbir hususu kabul etmediklerini ve iptali istenilen kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yıllık faaliyet raporunun kapsamı, düzenleme şekli ve zamanı, bağlı olacağı işlemler hakkında Ticaret Kanunu’nda ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı şirketin daha önceki yıllara ilişkin yönetim ve denetim raporlarının hazırlanış biçimleri de gözetildiğinde yönetim ve denetim raporlarının kanuna aykırı olarak düzenlendikleri iddiasının kanıtlanmadığı, bu raporların kabulüne ilişkin gündemin …. maddesinin iptali koşullarının oluşmadığı, davalı şirket yöneticilerinin şirketten borç para almalarına rağmen bunun iş avansı hesabında gösterildiği, bu hesabın iş avansı hesabı olarak değil, esasen ortaklardan alacak hesabı olarak işletildiği, ortak … tarafından şirketten borç olarak alınan paraların bu hesaba kayıt edilerek gizlendiği, bilanço ve kar/zarar hesaplarının gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın iptalinin gerektiği, bilanço ile kar/zarar hesabının ve diğer finansal kayıtların gerçeği yansıtmaması nedeniyle yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin kararın da iptalinin uygun bulunduğu, yönetim kurulu üyelerine verilecek olan huzur hakkının, şirketin türü, mali yapısı, işlem hacmi, sermaye büyüklüğü, faaliyet konusunun yönetim kurulunun sürekli bir aktif rol oynamasını gerektirmesi karşısında makul olduğu, yönetim kurulu üyelerine ….nun 334 ve 335 hükümleri çerçevesinde izin verilmesine ilişkin karara, ….nun 374/… maddesine aykırı olarak kendilerine izin verilen yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı, dolayısıyla bu kararın yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 31/03/2010 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan …,… ve … nolu kararlarının iptaline, … ve … nolu kararlarının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
…- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. …’nun 381. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabilecekleri belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortakların muhalefeti tutanağa geçirmeleri veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermeleri gerekmektedir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, vekili aracılığıyla 31.03.2010 tarihli genel kurula katılan davacının, gündemin …. maddesi ile görüşülen yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada ret oyu vermesine karşın usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığı, ayrı bir dilekçe ile de muhalefet bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceğinin gözetilmesi gerekirken mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.