Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11169 E. 2013/2248 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11169
KARAR NO : 2013/2248
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/288 Talimat sayılı dosyasında 16.03.2009 günlü hacze konu jeneratörün üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun borcuna karşılık mahcuzu vermeyi önerdiğini, davacının da kabul ettiğini ve fatura düzenlenerek teslim edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu menkulün alacaklı tarafından borçlu şirkete satılarak haciz adresinde teslim edildiğini, bununla ilgili senetlerin ödenmemesi karşısında icra takibi başlatılarak satılan jeneratörü haczettirdiklerini, üçüncü kişinin ise alacağına karşılık henüz mülkiyeti borçluya geçmemiş olan mahcuzu satın aldığını iddia ettiğini, bu durumun genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığını, muvazaalı devir yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu jeneratörün alacaklı tarafından borçluya satıldığı, borçlu tarafından alınır alınmaz üçüncü kişiye bedelini tahsil edilerek satıldığı, haciz adresinde üçüncü kişi adına teslim edildiği, bununla ilgili kayıtların ticari defterlerde yer
aldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hüküm, Dairemize ait 05.05.2011 gün, 6724-4322 sayılı kararı ile; İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayamadığı, diğer yandan borçlu ile davacı şirketlerin aynı sektörde çalıştığı ve aralarındaki satışın, mahcuzun alacaklı tarafından borçluya satıldığı tarihle aynı günde yapıldığı, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edildiği, davanın reddi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.