Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19149 E. 2013/12278 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19149
KARAR NO : 2013/12278
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılar ve dahili davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işcinin yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 75.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 15.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; … İşletmeleri Müdürlüğü’nün tüzel kişiliğinin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 27.04.2011 tarihli duruşmada ‘… İşletmesi Müdürlüğü’nün TKİ Genel Müdürlüğüne bağlı bir kuruluş olduğu, ancak ayrı bir tüzel bir kişiliğinin bulunduğu, bu nedenle temsilcide yanılma olduğu anlaşılmakla, davacı tarafa … İşletmesi Müdürlüğü’nü davaya dahil etmesi için gelecek celseye kadar süre verilmesine,’ şeklinde belirtildiği, … İşletmesi Müdürlüğü’nün davaya dahil edildiği, ancak karar başlığında davalı olarak TKİ Genel Müdürlüğü’nün ve dahili davalı olarak ise … İşletmesi Müdürlüğü’nün yazıldığı anlaşılmaktadır. Davalı … İşletme Müdürlüğü’nün aleyhine hüküm kurulup kurulmadığı ise anlaşılamamaktadır.
Temsilcide yanılma olduğu gözetilerek, TKİ Genel Müdürlüğü hakkında hüküm kurulamayacağının anlaşılmasına göre karar başlığında davalı olarak TKİ genel Müdürlüğü’nün gösterilmesi ve davalı … İşletmesi Müdürlüğü ve davalı …. Şti hakkında açık hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ayrıca;
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların … ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına hükmedilen manevi tazminat fazladır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar ve dahili davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.