YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13040
KARAR NO : 2012/18937
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; aylık 300,00 TL olarak ödenmekte olan yoksulluk nafakasının 100,00 TL artırılarak aylık 400.00 TL’ye çıkartılması, karşı davada ise; yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.Mahkemece, davalı erkeğin asgari ücretle çalıştığı, davalı baba yanında kalan müşterek çocuğun üniversite öğrencisi olduğu gerekçeleri ile davacı (karşı davalı) kadının yoksulluk nafakasının yükseltilmesine ilişkin talebinin reddine, davalının (karşı davacı) yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı (k. davalı) kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yoksulluk nafakasına hükmedildikten sonra nafakanın kaldırılmasına ancak Türk Medeni Kanununun 176. Maddesinde yazılı hallerin gercekleştiğinin kanıtlanması halinde karar verilebilir.Türk Medeni Kanunun 176/3. maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK.07.10.1998 gün, 1998/2-656 E, 1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları) Somut olayda davalı (k.davacı); davacının (k.davalının) yoksulluğunun sona erdiği iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını istemektedir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; ev hanımı olan davacı (k. davalı) kadının 01.08.2008 tarihinden itibaren almaya başladığı 414,13 TL yetim aylığı ve davalıdan aldığı nafaka dışında başkaca bir geliri bulunmamaktadır. Davacının gelir durumuna göre değerlendirme yapıldığında; davacının (kadının) yetim aylığı ile aldığı nafaka miktarı toplamının, davacı (k.davalı) kadını yoksulluktan kurtaracak nitelikte olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre; davacı (k.davalı) kadının yoksulluğunun zail olmadığı gözetilerek, davalının (k.davacı ) nafakanın kaldırılmasına yönelik davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmiştir.O halde Mahkemece yapılacak iş; davalının yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine dair davayı reddetmek; davacının nafakanın artırılması talebini ise; TMK’nın 4. maddesinde vurgulanan “hakkaniyet” ilkesini de gözeterek tarafların nafaka tesisi ile işbu dava tarihindeki sosyal ve ekonomik durumunu değerlendirerek; davalının gelir durumunun düşük olmasının nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmayacağı hususunu dikkate almak suretiyle, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları ile nafakanın niteliğine göre değerlendirerek hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.