YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10173
KARAR NO : 2013/12402
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 23/07/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 06/09/2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2012 yılının Ağustos ayından 2013 yılının Haziran ayına kadar aylık 955 TL’den toplam 10.505 TL kira parasının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu itirazında 03/06/2012 tarihli ihtarname ile yeni dönemde kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğininin kiraya verene bildirildiğini, kira sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle kira borcunun bulunmadığını,muacceliyet şartının geçerli olmadığını ileri sürmüştür.
Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye dek kira parasını ödemekle yükümlüdür. Kiralanan tahliye edilmedikçe kiracının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Kiralananın tahliyesi ise teslim ile olur. Teslimin varlığı ise kiracı tarafından ispatlanmalıdır. Kiralananın anahtar teslimi yapılmadan boşaltılması yahut kiracı tarafından kullanılmaması yasal teslim olmadığından, kiraya veren tarafından kabul edilmedikçe kiracıyı yükümlülüklerinden kurtarmaz.
Somut olayda; Davalı itirazında kira sözleşmesinin 03/06/2012 tarihli ihtarname ile feshedildiğini ileri sürmüştür. Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye kadar kira parasını ödemekle yükümlüdür. Davalı kiracı borçlunun tek yanlı kira sözleşmesini feshetmesi kira ödeme yükümlülüğü sona erdirmez. Davalı borçlu tarafından kiralananın tahliye ve teslim edildiği yazılı belge ile kanıtlanamamıştır. Öte yandan davalı borçlunun takip tarihine kadar icra takibine konu edilen aylar kirasını ödemediği de anlaşılmaktadır. Davalı borçlu icra takibi ile istenilen ve muaccel hale geldiği iddia edilen ayların kirasını süresi içinde ödemese de, davalının sıfatı ve kiralananın niteliğine göre 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesinin ikinci cümlesi, kira sözleşmelerine konulan muacceliyet şartını geçersiz kıldığından, .davacı alacaklı sözleşmenin 9. maddesi gereğince muaccel hale geldiğinden söz ederek kira dönemi sonuna kadar olan aylar kirasını isteyemeyecektir. Bu durumda mahkemece takip tarihine kadar doğan kira alacağı yönünden itirazın kaldırılmasına fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.