YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16306
KARAR NO : 2019/2025
KARAR TARİHİ : 23.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese yapılması gerektiği, tebligat yapılamaması halinde, aynı Kanunun 21/2. gereğince MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sanığın bildirdiği son adres yerine doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın geçersiz olması karşısında, öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyizin süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla kişi tarafından birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi karşısında, TCK’nın 265/3 ve 43/2. maddeleri uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin bir yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında denetim süresine ilişkin kısmın çıkarılması ve “TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen hüküm gereği denetim süresinin ertelenen hapis cezasından az olamayacağı da gözetilerek hükme, hapis cezası ertelenen sanık hakkında bir yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.