Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12723 E. 2013/18995 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12723
KARAR NO : 2013/18995
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı malların bedelini tahsil edebilmek için yaptığı icra takibinin davalının kısmi itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının 169.626,55 TL alacağa itirazının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibine kısmi itiraz dilekçesinde kabul ettiği 55.669,77 TL’lik kısım dışında davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu miktarın da icra takip dosyasına ödendiğini belirterek davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının defterlerine göre davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davacının defterlerine göre 170.693,17 TL alacaklı olduğu, ancak davacı defterlerinde kapanış tasdiklerinin bulunmamasından dolayı lehine delil niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraf defterlerinin incelenmesi yönünden ayrı ayrı bilirkişi raporları alınmış olup 16.10.2012 tarihli raporda davalı ile davacı defterleri arasındaki devir karşılaştırmasında görülen farkların tam olarak tespit edilebilmesi için davalı şirketin 2006-2007-2008-2009-2011 yıllarına ait defterlerindeki kayıtların incelenerek davacı defter kayıtlarıyla birebir karşılaştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, sağlıklı bir sonuca gidilebilmesi için anılan bilirkişi raporunda belirtilen şekilde inceleme yapılarak konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.