YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5752
KARAR NO : 2019/973
KARAR TARİHİ : 06.03.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar ile asıl ve birleşen dosya davalısı … vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, davacıların alıcı (iş sahibi) ve kefil sıfatlarıyla davalı … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfıyla (yüklenici) Kasım 2001’de imzaladıkları sözleşme uyarınca davalı yanca imal edilen seradaki eksik ve ayıpların giderim bedeli ile geç teslim nedeniyle uğranılan ürün zararı karşılığı toplam 6.092,75 TL tazminatın, 5.000,00 TL’lik kısmının alacaklarından takas suretiyle indirilerek 1.092,75 TL’lik kısmının tahsili istemine ilişkindir. Birleşen davada da asıl dava konusu seranın eksik ve ayıplı imâl edilmesi nedeniyle kar yağışına dayanamayarak 2008 yılında çökmesi sonucu serada ve ürünlerde oluşan toplam 18.119,00 TL zararın tazmini talep edilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen dosya davalısı vakfın asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları, davacı iş sahiplerinin ise birleşen davaya yönelik tüm, asıl davada verilen karara yönelik ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacılar asıl davada, davalı vakıf tarafından yazılı sözleşme gereği davacılara teslim edilmek üzere yapılan seranın sözleşme ve eki projeye aykırı imâl edildiği ileri sürülmüş, mahkemenin 2002/93 D. iş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen seranın ısıtma ve havalandırma sistemindeki eksiklerin giderim bedeli ile eksiklikler nedeniyle ürünlerde oluşan zararlarının tazminini istenilmiştir. Davalı iş sahibi vakıf savunmasında projede yer alan ısıtma ve havalandırma sisteminin yapımından tarafların muvafakatiyle vazgeçildiğini ileri sürmüş ise de davacılar tarafından kabul edilmeyen ve yazılı sözleşmenin değiştirildiği anlamına gelen bu savunmasını yazılı delille kanıtlayamamıştır. Mahkemece 13.07.2010 günlü celsede, bu dosyaya emsal olabilecek bir davada Dairemizce verilen
14.12.2009 gün ve 2008/6868 Esas, 2009/6796 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen eksik ve ayıplı işler ile ürün kaybı zararına ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesine dair ara kararı verilmiş ancak hükme esas alınan 26.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu işlerin yapımından tarafların muvafakatiyle vazgeçildiği düşüncesiyle zarar hesabı yapılmadığı gibi ürün kaybı talebinin de haksız olduğu görüşü beyan edilmiş, asıl davanın konusunu teşkil etmeyen sera profillerinin yük taşıma kapasitesinin iyileştirilmesi için gerekli giderler hesap edilmiş ve mahkemece bu miktar hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda da değinildiği üzere davalı vakıf seraların yapımına dair projedeki bazı unsurların yapımından tarafların muvafakatiyle vazgeçildiği savunmasını usulüne uygun ispat edemediği gibi emsal dosyada verilen bozma ilamında da “Seraların ısıtma ve havalandırma sisteminin eksik ve ayıplı yapıldığı, davacıların ürünlerinde hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır. BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde yüklenici üstlendiği edimi sözleşmeye ve işin tekniğine uygun olarak ifa etmek zorundadır. Burada eksik ve ayıplı işler bedelinin ve davacıların uğradıkları ürün kaybından doğan zararlarından yüklenici sorumludur. Mahkemece bu zararların tespitiyle davalı vakıftan tahsiline karar verilmesi gerekir.” denilmiş ve mahkemenin bozmaya uyarak verdiği karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davacıların uğradığı ürün kaybı zararı ve sözleşme ve projesinde yer aldığı halde eksik veya ayıplı yapıldığı ileri sürülen dava konusu işlerin bedelinin belirlenmesi, öncelikle davacıların 5.000,00 TL tutarlı takas suretiyle tazminat alacaklarından indirilmesi istemi hakkında bir karar verilmesi, belirlenen davacı alacağının 5.000,00 TL’yi aşması halinde de aşan kısım için tahsil hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların birleşen dosyaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle birleşen davada kurulan hükmün ONANMASINA, asıl davaya yönelik davalı vakfın tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle asıl davada verilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacılarına geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 06.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.