YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/31192
KARAR NO : 2019/3314
KARAR TARİHİ : 12.02.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde depo görevlisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette 08/07/2009 tarihinde işe başladığını, son dönemlerde davacının işyerinde çalışma koşullarını ve adres değişikliğini sebep göstererek işçileri işverene karşı kışkırttığını, işi bırakmaları yönünde baskı yaptığını, bunun üzerine yazılı savunmasının alındığını, 11/04/2013 tarihinde işi bıraktığını bildirerek işyerinden ayrıldığını, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu ancak hafta tatili alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, iş sözleşmesinin hangi tarafça ve ne şekilde sona erdirildiği hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiğini iddia ederken davalı, davacının kendiliğinden işi terkettiğini savunmuştur.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiği kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, işverence davacının 11/04/2013 de işi bıraktığına dair tutunak tutulduğu ve 18/04/2013 tarihinde ihtar gönderilip savunma istendiği, bu sırada davacı tarafça 12/04/2013 tarihinde davanın açıldığı görülmüştür.
Dinlenen davalı tanığı davacının işi bıraktığını söylerken davacı tanıklarından biri feshe yönelik beyanda bulunmamış diğer davacı tanığı E. A. ise davacının işyerindeki olumusuzluklar nedeniyle kendisinin ayrıldığına yönelik beyanda bulunmuştur.
Açıklanan delillere göre, işyerinde yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle iş sözleşmesini iş yerini terk suretiye sona erdiren davacı işçi olup, terk tarihi itibariyle ödenmemiş işçilik alacağı da olduğu gözetildiğinde kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de haklı nedenle dahi olsa iş sözlemesini sona erdiren tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gözetilerek ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulü isabetsizdir.
3- Davacı taraf dava dilekçesinde yıllık izin ücreti alacağı ile ilgili olarak çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini eksik kullandığını beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise işverence yıllık izin kullanmaya yönelik belge sunulmadığından davacının tüm çalışma süresine göre hak ettiği yılık izin ücreti hesaplanmıştır.
Davacının dava dilekçesindeki anlatımından bir kısım yıllık izin kullandığı anlaşılmakta olup bu durum davacıdan bizzat sorulup kullandığı süreler belirlenerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.