Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/7221 E. 2019/2987 K. 19.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7221
KARAR NO : 2019/2987
KARAR TARİHİ : 19.03.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19.03.2019 günü temyiz eden davalı … vekili Av. … ile karşı taraf davacı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (m. 141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m.27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Somut olaya gelince; davacı erkek tarafından 20.11.2014 tarihinde açılan boşanma davasının yapılan muhakemesi sonucunda ilk derece mahkemesince verilen 14/04/2016 tarihli ilk hüküm davalı kadının, “Dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği tanığı … dinlenmeden, hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olduğu, bu tanığın HMK’nın 240 ve devamı maddeleri gereğince usulünce davetiye ile çağrılarak dinlenilip, delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilerek, Dairemizin 10.10.2017 tarihli ilamıyla hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma sonrası verilen 21.06.2018 tarihli son kararın gerekçesinde mahkemece dosyanın geçirdiği safahat özetlenerek anlatıldıktan sonra, “Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Yargıtay bozma kapsamı doğrultusunda eksikliklerin giderilerek aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir” şeklinde gerekçe oluşturulmakla yetinilmiş, taraflara kusur olarak isnat olunan vakıalar somut olarak gösterilmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, karar yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan, gerekçesiz karar oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 2.037.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.03.2019 (Salı)