YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5313
KARAR NO : 2019/2116
KARAR TARİHİ : 13.03.2019
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2016 tarih ve 2015/207 E. – 2016/373 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 14/09/2017 tarih ve 2017/696-2017/774 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl unsuru “FLO” ibaresinden oluşan tanınmış markaların ve “Floris Flo”, “Flo Akademi”, “Flove ayakkabımı seviyorum!+Şekil”, “Flozof” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Flow” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2013/25110 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, diğer davalı YİDK’nın 2015-M-2517 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini ileri sürerek, davalı YİDK’nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu markaların hiçbir şekilde benzemediğini, firmaların iştigal alanlarının da farklı olması sebebiyle malların da benzemediğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların markaları kapsamındaki mallar farklı sınıflarda olduğundan 556 sayılı KHK 7/1-b veya 8/1-b maddesinin uygulama yeri bulunmadığı davalı şirket markasının, davacı şirketin “FLO” ibareli tanınmış markasının ayırt edici karakterini zedeleme, haksız yarar sağlama tehlikesi yaratmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında tescil engelinin de bulunmadığı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olarak yapılmadığı, YİDK’nın 2015-M-2517 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin verdiği kararda, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.